|
BEL SOĞUKLUĞU (GONOKOKKAL ÜRETRİT)
bel soğukluğuErkeklerde 'belsoğukluğu' adı verilen hastalık bazı durumlarda sperm ileten kanallarda daralmalara yol açarak kısırlık nedeni olabilmektedir. Kadınlarda da tüplerin tıkanması ve genital organlarda oluşan tıkanıklar kısırlığa ve dış gebelik riskinin artmasına neden olmaktadır. Etken N.gonorrhoeae adlı bir bakteridir. Hastalığın kuluçka süresi 3-10 gündür, ancak farklı sürelerde söz konusudur (12 saat, 3 ay gibi). %40-%60 bulgu vermeyebilir. Sarı-yeşil renkte akıntı en sık görülen belirtisidir. Külotta leke bırakır. İdrarla birlikte yanma,sık idrara gitme gibi idrar yolları iltihabı bulgularıda verir. Akıntı başladıktan sonra eşine yada partnerine cinsel ilişki ile bulaşabilir. Eşlerin tedavisi prensibi ile her iki tarafında tedavi edilmesi gerekir. Bu hastalıkta kadınlar taşıyıcıdır. Kadınlarda şikayet çok geç dönemde olur. Uygulanacak tedavi en az 2-3 hafta süre ile olmalıdır. Aksi takdirde yakınmalar tam olarak geçmez kronik iltihab haline gelir. Kronik hastalığın tedavisi daha zordur. Hastalarda görülen tipik tablo şöyledir; akıntı başlayınca bir antibiyotik kullanılır, bir kaç gün içerisinde akıntı kesilir. Akıntı kesilince kişi hastalığın geçtiğini düşünerek antibiyotiği keser. Antibiyotik kesildikten bir kaç gün sonra akıntı tekrar başlar yada idrar yollarında kaşıntı, penis içinde karıncalar yürüyormuş gibi yakınmalar başlayabilir. Bu hastalığa neden olan bakterinin yanında %40-60 başka bakterilerde hastalığa yol açtığından kısa süreli tedaviler kısa süreli faydalar sağlar. En uygun tedavi doğru antibiyotiği uygun sürede uygulamaktır. Hastalığı taşıyan çiftlerde sadece erkeğin tedavisi yeterli değildir. Çiftlerin aynı anda tedavisi, tedavi esnasında cinsel ilişkide bulunmamaları gerekir. Prezervatif ile korunma sağlanabilir.
GENİTAL ÜLSERLER ( HERPES )
genital herpesgenital ülsergenital ülser - herpesErkek ve kadında genital bölgede ülser (yara şeklinde lezyon) ile belirti verir. Herpes Simpleks enfeksiyonu genital bölgede uçuk ile seyreden bir virüs hastalığıdır, görüntü olarak dudak çevresinde görülen uçuğa benzer. Genital bölgedeki uçukta, Herpes virüsünün Tip2'si rol oynamaktadır. Virüs bir kez vücuda alındığında belli dönemlerde tekrarlayıcı enfeksiyonlara yol açar. Ağrı, kaşıntı, yanma hissi, genital bölgede uçuk benzeri döküntülerle kendini gösterir. Özellikle vücut direnci düştüğü anda yakınmalar başlar. İlk atak genelde 2-3 hafta sürer. Daha sonra tekrarlayan ataklar 3-5 günde kendiliğinden geçer. Etkili tedavi yoktur. Hayat boyu ataklar yapar. Uçuk oluştuğunda bu virüse etkili krem, ilaç tedavisi kullanılarak yakınmalar azaltılabilir. Bazı kişiler uzun süreli virüse etkili ilaç tedavisinden fayda görür. Kadına geçiş olduğunda, doğum sırasında bebeğe bulaşarak ciddi problemlere neden olabilir. Prezervatif korunmada yetersizdir.
FRENGİ (SİFİLİZ)
frengiSifiliz (frengi) bakteri ile oluşur, vücuda girdiğinde kendini şankr adı verilen düzgün kenarlı ağrısız bir genital ülser şeklinde gösterir. Bu dönem tedavi için en uygun dönemdir. Tedavi edilmez ise bu genital ülser 6-8 hafta içinde kendiliğinden kaybolur ancak hastalık ilerlemeye devam eder. Bir dönem sonra cilt döküntüleri, iç organ bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu döneminde de tedavi edilmez ise 4-12 hafta süresinde kaybolur ve iyileşmiş gibi bir döneme geçilir. Ancak şikayet ortaya çıkmadan geçen ortalama olarak 10 yıl sonra ciddi kalp-damar hastalıkları, nörolojik bulgular, diğer multipl iç organ bozukluklarıyla kendini gösterir. Penisilinin kullanıma girmesinden sonra frengi korkulan hastalık olmaktan çıkmıştır. Her dönemde tedavi verilebilir ancak kalıcı hasarlar bırakmadan erken dönemde tedavi gereklidir. Preservatifle korunma sağlanır.
|
|
HEPATİT B
Cinsel yolla ve aileiçi yakın temas ile bulaşabilen bir virüs hastalığıdır. Bir aile bireyinde enfeksiyon veya taşıyıcılık mevcut ise , başta eş olmak üzere diğer aile bireyleri de risk altındadır. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra aşılanmalıdırlar. Güncel olarak bebeklere ve duyarlı kişilere rutin aşı programı uygulanmaktadır.
AIDS (Acquired Immune Deficiency Virus)
Cinsel ilişki ile bulaşabilen HIV (Human Immunodeficiency Virus) adlı virüsün temel hedefi bağışıklık sistemidir. Bu sistemi zayıflatarak veya etkisiz hale getirerek çeşitli fırsatçı enfeksiyonların ve bazı kanser tiplerinin ortaya çıkmasına neden olan bir sendromdur. Temastan sonra kanda tespit edilmesine kadar geçen süre ortalama 3-12 haftadır, ancak çok nadir olarak 6 aya kadar uzayabilir, ilk hastalık belirtilerinin ortaya çıkması ise 10 yıl kadar uzun sürebilir. Tedavisinde günümüzde tam şifaya kavuşmak mümkün olmamakla beraber yayılmasını kısmen durduran, fırsatçı enfeksiyonların başarıyla tedavi eden ilaçların yardımı ile AIDS hastalarının yaşam süreleri artmaktadır. AIDS aşısı çalışmaları da sürmektedir.
*KORUNMA
Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bireysel düzeyde korunmanın en etkili yolu hastalık riski taşıyan şüpheli kişilerle (çok sayıda partneri olan) ilişkiye girmekten kaçınmaktır. Ancak belirgin şekilde şüpheli olmayan birisi ile de cinsel ilişkide hastalık bulaşabileceği hatırlanmalıdır. Bu yüzden hakkında bilgi sahibi olunmayan bir kişiyle ilişkide prezervatif mutlaka kullanılmalıdır. Prezervatifler arasında lateks yapılı olanlar ve spermisit içerenler tercih edilmelidir (spermisitler aynı zamanda mikroorganizmaları etkisiz hale getirebilme özelliği de taşırlar). Prezervatif bir kez kullanılmalıdır ve ilişki sonrası çıkartıldıktan sonra bir poşete konularak atılmalı, eller sabunlu suyla yıkanmalıdır.
|
|
|
GENİTAL SİĞİLLER
Etken bir virüstür. Human papilloma virüs' ün (HPV), cinsel temas sırasında genital bölgeye yerleşmesi ile meydana gelir. Vücutta kanser oluşturma potansiyeli (kadınlarda serviks-rahimağzı-, erkeklerde-penis- kanseri-) olan virüslerdir. Virüsün çok sayıda altsiğil tipi vardır, bu genital siğilleri oluşturan tipleri 6 ve 11 dir, kanserojen tipleri ise 16, 18, 31, 33 ve 35 tir. Genital siğiller değişik sayı ve büyüklükte (bazen mikroskop ile tanınabilecek kadar ufak) karnabahara benzer görüntüdedirler. Tekrarlama özelliği vardır. Çok bulaşıcı bir virüstür, yalnızca genital bölgelerin yakın teması ile veya umumi tuvaletlerden bile bulaşabilir. Kuluçka süresi ( virüsün vücuda girdikten sonra siğillerin görünür hale gelmesi için geçmesi gereken süre ) 3 hafta ile 7 ay gibi uzun bir süredir. Bu nedenlede etkin tedavi zordur. Hele evli yada cinsel beraberliği olan çiftlerde tedavi çok daha zordur. Bu hastalığı diğer cinsel temasla bulaşan hastalıklardan ayıran en önemli farkı günlük yaşantısını etkileyen ŞİKAYET OLUŞTURMAZ. Çoğu kişi bu siğilleri taşıdığını bilir ama durumun ciddiyetinden haberdar değildir. Bu nedenlede doktora tedavi için başvurmaz. Virüs hastalıkları tedavisinde antibiyotiklerin bir etkisi yoktur. Görülen lezyonları yok edilmesi prensibi vardır. Yok edilme ise cerrahi olarak çıkarılması, koter veya karbondioksit laser uygulanması ile yakılması, kriyoterapiyle dondurulması veya bazı grup hastalarda krem, sıvı şeklinde ilaçlarla yakılması ile mümkündür. Bu tedavi modelleri kombine de edilebilir. Bu tedavi yöntemlerinden koterizasyon en pratik ve uygunudur. Çünkü, Kriyoterapi ve karbondioksit lazer pahalıdır, üstünlüğü yoktur. Krem ve solusyonların etkisi hemen görülmez, haftada birkaç kez hasta tarafından uygulanır. Lezyonun dışına taşınca normal dokuda da harabiyet oluşur. Görülmeyen lezyonlar yok edilemez. Bu hastalıkta amaç görünen ve görünmeyen lezyonları tümüyle ortadan kaldırarak tekrar oluşma riskini ve bulaştırıcılığının azaltılmasıdır.
Sadece görülen lezyonların yakılması yada yok edilmesi herzaman yeterli olmaz. Asetik asit solusyonu (ASETİK ASİT TESTİ) kullanılarak görülmeyen lezyonlarında gösterilebilir hale getirilmesi başarıyı arttırır. Bu testte asetik asit solüsyonu sürüldükten sonra lezyonlarda renk beyaza döner. Beyazlaşan lezyonlar bu hastalığın bulaştığı yerlerdir. Bu bölgelerinde yok edilmesi etkin tedavi sağlar. Prezervatif siğillerden korunmada yetersizdir. Bu nedenlede tedavi altında çiftlerin ilk 1 ay preservatifle dahi ilişkide bulunması önerilmez. İlk 1 ayda nüks görülmez ise ilişki izni verilir. eğer ortalama 3 ayda nüks etmez ise hastalık kontrol altına alındığı söylenebilir.
siğiller Çok sık nüksler yaşayan hastalarda ise vücut direncini arttıracak krem tedavileri önerilmektedir. Bu hastalıkla ilgili aşı geliştirilmiştir. Aşı özellikle kansere neden tiplerden korunmada etkin olduğu gösterilmiştir. Özellikle çok eşli hayat yaşayan kişilerde bu hastalığa yakalanma riski çok yüksektir. Tüm lezyonlar yok edilse bile HPV DNA sı hastaların %30 unda kalır ve nükslere sebebiyet verir. Genelde nüksün ve hastalığın yayılmasının en sık sebebi çok eşliliktir. Prezervatif etkili olmadığı için korunma yolu yoktur (tek eşlilik dışında).
|
|
MOLLOSCUM CONTAGIOSUM
molluscum contagiosummolloscum 2Buda virüslerin (pox virus) neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Herpes ve Condylomdan ayırt edilmelidir. Bu hastalık diğerlerinden farklı olarak çocuklarda sırt bölgesinde, genital bölgede görülebilir. Çocuklarda genellikle 2-3 ayda bazen 2-3 yılda kendiliğinden düzelir. Erişkinlerde süre belirli değildir. Lezyonların mekanik yolla tahrip edilmesi gerekir. Siğiller gibi sık tekrar etmez.
|
|